In recent years, there have been constant and rapid changes in the field of education as well as in many other fields. One of those changes in the field of education is that conventional teaching-learning techniques and methods have been superseded by student centered teaching-learning approach which promotes 21st century skills as well as basic and high level competences. As a result of those changes most of older teaching&learning techniques and methods became outdated and they failed to motivate students and call students’ attention during lessons. In addition, teachers’, students’, even parents’ role in teaching and learning has changed, too. However, most of teachers and students are not aware of this situation. So, they still keep teaching and learning through conventional methodologies. Also, today’s students spend almost all of their out of school time with ICT tools or on virtual social networks. So, conventional teaching methodologies and classroom environments are not appealing for them. In addition, most of students at every level (from primary level to secondary level; highschool level to university level) graduate without acquiring basic skills and competencies which are required in everyday life or professional life. As a result, they become unqualified, unsuccessful and unhappy respectively. Most importantly, The Organisation for Economic Co-operation and Development (OECD) released an education report, in 2015, based on test scores of students aged 15 in maths and science. The report was based on the most comprehensive ever global education research in 76 countries. According to that report, we (Turkey) ranked 41st, our project partners Estonia ranked 7th, Portugal ranked 30th, Italy ranked 28th and Romania ranked 44th among the 76 countries. Unfortunately, the report clearly showed the project partners' (Romania, Turkey, Italy and Portugal ) poor performance in the maths and science test. It implies that there is something wrong with the way we teach maths and science, as well as with the way we teach literacy. All of the above mentioned shortcomings led us to act and revise the methodology, tools and resources we have been using in teaching&learning process. That is why this project partnership has been built up. The project partnership consists of transnational collaboration which covers schools from different education systems. Also, the project partners have similar common problems, needs, expectations and aims.With this project partnership we aim at:1- improving our teachers’ basic and professional competences as stated in Europe 2020 Strategy.2- improving our teachers’ knowledge of innovative and interactive teaching and learning techniques and methods as well as their digital competences to be able to:- appeal to today’s students during classes- make lessons more engaging and fruitful for students- improve the quality, productivity and efficiency of the lessons- motivate students to perform better in maths, science and other school subjects- create a more appealing, effective and innovative class environment which caters for the youth of the digital age.- make teaching-learning activities more alluring3- improving students’ and teachers’ high-level basic and transversal competences in a life long learning perspective4- raising awareness of teachers, students and parents against their new roles as stakeholders of teaching and learning process through seminars, meetings or workshops. To achieve our goals, all of the project partners will work in cooperation with universities or other educational organizations and carry out a comprehensive research about the four core topics to be addressed as part of the project. And then, we will introduce teachers, students, parents and other stakeholders with Student Centered Teaching Approach and other techniques and methods which promote active learning; will introduce websites which offers free online education such as Khan Academy, Dyned, EBA etc.; will introduce web 2.0 tools and 21st century skills through meetings, seminars or workshops. At the end of the project, a local public conference will be organized by each project partner in order to reach wider target groups and disseminate project outcomes. As a result of this Project, students will play a more active role in their learning process and teachers will play minor roles in teaching&learning process so that students can be equipped with required transversal competences in 21st century world. In other words TEACHERS will be OUT, LEARNERS will be IN. Moreover, the project meetings and activities under this project will contribute a lot to overcoming many negative attitudes and behaviours such as exnophobia, racism, ethnic and religious discrimination, prejudices and misconceptions about other countries or cultures etc., as individuals will have a chance to closely get acquainted with one another in such an international atmosphere.
İçinde bulunduğumuz 21. Yüzyılın başlarında her alanda olduğu gibi eğitim-öğretim alanında da yaşanan sürekli ve hızlı değişimler eğitim-öğretim otoritelerini ve sektör çalışanlarını arayışlar içerisine sokmaktadır. Bu manada çeşitli yöntemler, teknikler ve yaklaşımlar uygulamaya konulmaktadır. Çünkü, eğitim-öğretim ortamında sıklıkla uygulanan geleneksel yöntem ve tekniklerinin birçoğu çağımızın gereksinimlerini karşılamakta, öğrencileri güdülemede, ilgi çekmede ve istendik davranış değişikliği meydana getirmede başarısız olmaktadır. Eğitim-öğretim alanında meydana gelen önemli değişikliklerden birisi geleneksel yöntem ve tekniklerin yerini 21. Yüzyıl dünyasında ihtiyaç duyulan temel ve üst düzey becerilerin öğrencilerimize kazandırılmasını destekleyen öğrenci merkezli yöntem ve tekniklerin almış olmasıdır. Ayrıca, eğitim-öğretim paydaşlarının birçoğu öğretmen, öğrenci ve hatta öğrenci velilerinin rolleri de değişen rollerinin farkında değildirler. Bundan böyle, eğitim-öğretimi geleneksel yöntem ve tekniklerle sürdürmektedirler. En önemlisi, günümüz öğrencileri okul dışı zamanlarının neredeyse tamamını bilişim araçlarıyla veya sanal ortamlarda geçirmektedirler. Bu nedenle, geleneksel yöntem ve teknikler ve sınıf ortamları onlara hitap etmemektedir. Bunun yanında, birçok öğrenci günlük ve mesleki hayatta gerekli olan temel yeterlilikleri kazanmadan mezun olmaktadır. Sonuç olarak da bu öğrenciler iş hayatına atıldıklarında vasıfsız, başarısız ve mutsuz olmaktadırlar. Diğer taraftan, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) 2015 yılında 15 yaş grubundaki öğrencilerin matematik ve fen alanlarındaki başarılarını ölçmeye yönelik olarak uygulanan sınav sonuçlarını içeren bir eğitim raporu yayınlamıştır. Rapora göre, araştırmanın yürütüldüğü 76 ülke arasında Türkiye 41’inci, proje ortaklarımız Estonya 7’nci, Portekiz 30’uncu, İtalya 28’inci, Romanya 44’üncü sırada yer almıştır. Bu durum bizleri uygulamakta olduğumuz kaynakları, araç-gereçleri, yöntem ve teknikleri gözden geçirmek üzere harekete geçmeye sevk etmiştir. İşte bu nedenlerle bu proje oraklığı oluşturulmuştur. Bu proje ortaklığıyla aşağıdaki amaçlara ulaşılması hedeflenmiştir. 1- Avrupa 2020 Stratejisinde de vurgulandığı üzere öğretmenlerimizin temel ve mesleki yeterlilikleri geliştirme 2- Öğretmenlerimizin yenilikçi ve interaktif yöntem ve teknikleri konularındaki bilgilerini arttırma. Ayrıca: a- Derslerde günümüz öğrencilerine hitap edebilmek, b- Dersleri öğrenciler için daha nitelikli, ilgi çekici ve verimli hale getirebilmek, c- Öğrencilerin matematik, fen bilimleri ve diğer sosyal derslerdeki başarılarını artırmak için onları daha iyi güdüleyebilmek, d- Dijital çağın gençlerine hitap eden, daha cazip, etkin ve yenilikçi sınıf ortamları oluşturabilmek, için öğretmenlerimizin dijital yeterliliklerini geliştirme 3- Hayatboyu öğrenme bakış açısıyla öğretmen ve öğrencilerimizin temel, üst düzey ve çapraz becerilerini geliştirme 4- Seminerler, toplantılar veya çalıştaylar düzenleyerek eğitim-öğretim sürecinin paydaşları olan öğretmen, öğrenci ve öğrenci velilerimizin yeni rollerine karşı farkındalıklarını arttırma Amaçlarımıza ulaşabilmek için üniversiteler ve çeşitli kurumlarla işbirliği içerisinde çalışarak proje kapsamında ele alınan dört temel konu üzerinde kapsamlı araştırmalar gerçekleştirmiş, elde edilen verilerle ortak sunum içerikleri hazırlanmıştır. Daha sonra, proje kapsamında ele alınan temel konulardan olan: 1- Öğrenci merkezli eğitim yaklaşımı ve aktif öğrenmeyi esas alan yöntem ve teknikler 2- Khan Academy, EBA, Dyned vb. ücretsiz çevrimiçi eğitim-öğretim içeriği sunan platformlar 3- Eğitim-öğretim sürecini destekleyen Web 2.0 araçları 4-21. Yüzyıl becerileri konularında hazırlanan ortak sunum içerikleri öğretmenlerimize, öğrencilerimize ve öğrenci velilerimize toplantılar, seminerler, çalıştaylar, atölye çalışmaları vb. etkinlikler düzenlenerek tanıtılmıştır. Proje sonunda, her bir proje ortağı tarafından ele alınan konuların ve proje çıktılarının yaygınlaştırılması ve geniş kitlelere aktarılmasını sağlamak amacıyla “Eğitim-Öğretimde Dönüşüm ve 21. Yüzyılda Eğitim-Öğretim” temalı konferanslar düzenlenmiştir. Proje kapsamındaki ana faaliyetler ve yaygınlaştırma faaliyetleri neticesinde projenin ele aldığı dört temel konuda kurumsal, yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası düzeylerde yüksek seviyede farkındalıklar oluşturularak eğitim-öğretimde dönüşüm konusunda adeta domino etkisi meydana getirilmiştir. Diğer taraftan, proje kapsamında düzenlenen uluslar arası toplantılar ve proje faaliyetleri sayesinde farklı kültür, etnik köken, dil, din, dünya görüşü ve eğitim sistemlerinden bireyler birbirlerini daha yakından tanıma olanakları bulduğu için farklı ülkeler ve kültürler hakkındaki yanlış kanılar, önyargılar, etnik ve dini ayrımcılık, ırkçılık, yabancı düşmanlığı vb. olumsuz tutum ve davranışların ortadan kaldırılmasına büyük katkılar sağlandığı düşünülmektedir.