Bireysel ya da toplumsal olarak, yaşadığı ülke, şehir ve mekân değişimi olarak tanımlanan göç, yalnızca popülasyonu arttırmakla kalmayıp toplumsal ve kültürel bir göç hareketi olarak, göçmenler ile mevcutta bulunan topluluk için önemli değişimlere sebep olmaktadır. Dünyada mülteci nüfusunun yüzde 60’tan fazlasının şehirlerdeki topluluklarla birlikte yaşıyor olması sosyal uyum politikalarının yerel düzeyde önemini ortaya koymaktadır. Küresel düzeydeki ulusal ve uluslararası olaylar, zaman zaman Fatih Belediyesi'nin bölgesinde sosyo-kültürel ve ekonomik yaşamı etkileyen zorluklara neden olmuştur. Özellikle Ortadoğu'da yaşanan iç savaşlar ve buna bağlı olarak ortaya çıkan göç dalgaları, Fatih Belediyesi'nin demografik yapısını ve sosyal dokusunu önemli ölçüde etkilemiştir. Bu durum, Fatih Belediyesi'nin karşılaştığı temel sorunları ortaya çıkarmıştır. Bu sorunlar arasında, çok kültürlü yapıların bir arada uyumlu yaşaması, altyapının güncellenmesi, kurumsal yapıların güçlendirilmesi ve ekonomik yaşamın sürdürülebilirliği önemli yer tutmaktadır. Projemizin kurgulanma aşamasında, özellikle Avrupa’da Türk göçmenlerin yaşadığı ülkeler ve şehirlerden yana ortaklık arayışımız olmuştur. Çünkü Avrupa’da ve özellikle de Almanya'da Türk kültürü, 1961'den beri varlığını sürdürmektedir ve farklı bir kültürle etkileşim halindedir. Bu süreçte, Almanya'daki Türk topluluğu, başlangıçta "misafir işçi" olarak tanımlanmışken zamanla "göçmen" ve daha sonra "etnik azınlık" statüsüne geçmiştir. Göçle birlikte bir araya gelen etno-sosyal gruplar arasındaki ilişkiler, farklı kültürel etkileşim biçimlerine yol açmıştır. Dolayısıyla, Almanya'da yaşayan Türk diasporasının göç deneyimi; Türkiye'nin 2011'den itibaren Suriye savaşı nedeniyle yaşadığı göç hikâyesiyle karşılaştırılarak, Türk gençlik çalışanlarının sosyolojik farkındalığını artırması ve uyum odaklı çözümler geliştirmesi için önemli bir örnek teşkil etmektedir. Projemiz ile toplumda yitirilen empati duygusu canlandırılarak anlayış ve duygudaşlık geliştirebilmesi için kalıcı bir etki oluşturulması hedeflenmektedir. Projenin amacı, Avrupa'daki ve Türkiye’deki gençler arasında artan sosyo-kültürel çatışma sorunlarına yeni fikirler ve çözüm önerileri sunarak göç hareketliliğinin etkilerini ele almaktır. Ayrıca, göçmen yoğunluğunun etkisiyle ortaya çıkan ve gençlik çalışanları tarafından belirlenen sosyal problemlere yönelik çözümleri araştırarak, sorunlara katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Proje ile hayata geçirmeyi hedeflediğimiz hususlar şunlardır: • Göçle birlikte ortaya çıkan sosyal uyum zorluklarına odaklanmak, • Ev sahibi ülke ile göçmenler/mülteciler arasındaki sosyal bütünleşme ve kültürel uyum süreçlerini iyileştirmeye yönelik projeler geliştirmek, • Avrupa'daki göçmenlerin karşılaştığı sorunları, çözümleri ve uyum çabalarını yerinde gözlemleyerek, bu alanda faaliyet gösteren gençlik çalışanlarıyla bir araya gelmek, • Mülteci ve göçmenlerin topluma entegrasyonu için Avrupa'da gerçekleştirilen başarılı uygulamaları görmek ve Türkiye'deki göçmenlerle yerli halk arasında entegrasyonu teşvik edecek projeler için fikirler geliştirmek. • Avrupa Birliği farkındalığını, kültürlerarası etkileşimi ve sosyal farkındalığı artırmak için köprüler kurulması, • Mülteci ve göçmenlerin topluma entegre olmalarına destek sağlayarak sosyal bütünleşmeyi güçlendirmek, • Avrupa'daki gençlik çalışanları arasında öğrenme hareketliliğini ve Erasmus fırsatlarını teşvik etmek. Proje kapsamında özellikle göçmenlerin gençler ve yerli halk üzerindeki etkisine dair somut çözüm önerileri getirilmesini sağlamak amacıyla 22 yaş ve üzeri Türkiye’den 20, Almanya’dan 20, toplamda 40 gençlik çalışanına ulaşılması hedeflenmiştir.Hedeflenenin üzerinde katılım gerçekleştirilmiştir.